Kamerun’a da yardımlarınız ulaştı
WEFA İnsani Yardım Organizasyonu, Ramazan ayında yapılan bağışları dünyanın muhtaç bölgelerine ulaştırmaya devam ediyor. İstanbul’da merkezi bulunan İnsani Yardım Organizasyonu ile birlikte Kamerun’un Douala kentinden başlayan Ramazan yardımları dağıtımı başkent Yahounde daha sonra Ngoundere ve Lagdo illerinde sürdürüldü.
Türkiye IHH İnsani Yardım Vakfı’nın inşa ettirdiği Osman Gazi Camii ve Okuma Evi’nde 75 fakir aileye Kumanya dağıtımı yapıldı, 60 yeni müslümana iftar yemeği verildi.
Bamuno Mecidinde ise 80 kişiye Ramazan kumanyası dağıtılarak 100 kişiye de iftar yemeği verildi. Ayrıca bir hapishanede bir hafta boyunca verilen iftar yemeğinden 200 kişi istifade etti.
Başkent Youahande’de Arapça Öğretenler Birliği Vakfı’nda verilen iki iftar yemeğinden toplam 500 kişi istifade etti. Ngaounderi Kenti’nde bulunan Öğrenciler Birliği’nde verilen iftar yemeğine 200 liseli öğrenci katıldı. Üniversiteli öğrencilere yönelik iftara ise yine 200’den fazla öğrenci katıldı. Lagdo şehrinde 200 aileye Ramazan Kumanyaları dağıtıldı.
Aşağıda WEFA gönüllüsü olarak Avusturya’dan bölgeye giden Ahmet Akay’ın Kamerun Günlüğü’nü okuyabilirsiniz:
Kamerun Günlüğü
Ahmet Akay
Kamerun hakkında genel bilgiler
Ülke adi: Kamerun Cumhuriyeti
Başkent: Yaounde
Yüzölçümü: 475.440 km
Nüfusu: 15.746.000
Resmi dil: Fransızca, İngilizce
Nüfusun %32’si Katolik, %18’i Protestan, %25’i Müslüman, diğer % 25’i ise yerel Afrika dinlerine bağlı.
Kamerun tarihi
İlk olarak 1472’de bölgeye gelen Portekiz’liler burada koloniler kurmaya başladı. Bölge halkını köle ticaretinde kullanmaya başladılar. Ayrıca Fildişi ve Palmiye yağı ile ticaret yaptılar.
1840 yılında Kamerun ile Ingiltere arasında köle ticaretine son verilmesine dair antlaşma yapıldı. Ve İngilizler bundan sonra Kamerun’a misyonerlerini göndermeye başladı. 1884’de Kamerun Almanya’nın kolonisi oldu. Birinci Dünya Savaşı’nı Almanya'nın kaybetmesi ile ülke İngiltere (Batı-Kamerun) ve Fransa (Doğu-Kamerun) arasında paylaşıldı. Kahve ve kakao üretimine ağırlık verildi. Bira ve aluminyum fabrikaları kuruldu. İlk bağımsızlık hareketi 1960’da Fransa’ya ait bölümün bağımsızlık ilanı ile sonuçlandı. 1961’de refarandum sonrası İngiltere’ye ait Kamerun’un güney kısmı Kamerun’a bağlandı, kuzey kısmı ise Nijerya’yı tercih etti.
İklim / Üretim
Kamerun tropik bir ülke. Çok yağışlı ve sıcak. Kuzey’e gittikce yağışlar azalıyor. Güney’de ise nemli bir hava var. Bilhassa güney’de her yer muz ağaçlarıyla dolu. Muz burada Avrupa ile kıyasladığımızda çok ucuz. Bir kilo muz 30 cent. Muz başlıca ihracat ürünleri arasında. Ayrıca palmiye yağı, kauçuk, kahve, kakao üretilir ve ihrac edilir. Mısır ve patates genelde ülke içinde tüketilir. Pamuk ve şeker kamışı’da üretilir. Boksit en önemli yeraltı zenginliği. Ağır sanayisi olmamakla birlikte, endüstrisi kağit ve kereste üzerine kuruludur. Exotik meyveler’den Ananas, Maracuja, Guave, Hindistan Cevizi, Avocado’da üretilir.
Kamerun günlüğü
30.08-31.08 Viyana - İstanbul - Casablanca
WEFA gönüllüsü olarak WEFA İnsani Yardım Organizasyonu’nun Kamerun’daki Ramazan yardımlarının dağıtımını yerinde incelemek üzere 30 Ağustos günü Avusturya’dan İstanbul’a doğru yola çıktım.
31 Ağustos’ta sabah 10:30’da uçağımız İstanbul’dan havalandı. Türkiye saati ile saat 15.00 sıralarında Casablanca’ya indik. Casablanca’da saat 13.00!
Kamerun’a gidecek olan bağlantı uçağımız gece saat 23.05’de kalkacak.
01.09.08 Casablanca – Douala
Saat 23.05 kalkması gereken uçağımız saat 01.30 kalktı.
Uçak’ta Kayseri İmam-Hatip Lisesinde okuyan bir Kamerun’lu genç ile tanıştık. Kendisi bir sene’den beri Kayseri’de okuyor ve Türkce’yi çok iyi konuşuyor. Bir haftalık tatil için Kamruna’ gidiyor.
Sabah aydınlığında Douala’ya indik. Hava yağmurlu ve nemli. Gecikmeler, beklemeler ve saat farkların’dan dolayı, saat’in kaç olduğunu bilmiyorum. Bizi Türkiye IHH-Temsilcisi Adem Muhammed Bia karşılıyor. Kendisi daha önceleri Türkiyede okumuş. Kendisinden saat’in 7.00 olduğunu öğreniyorum. Bagajlarımızı alıp gümrük kontrolünden gectikten sonra otele varıyoruz. Kamerun’daki programımızı belirledikten sonra saat 12.00’ye kadar dinlenmek için odalarımıza çekiliyoruz.
Douala’daki partnerimiz “Union Islamique du Cameroun (Kamerun İslam Birliği)” ile ortaklaşa başlatılan üç tane proje var.
1 – Sağlık merkezi
2 – Osmangazi Camii
3 – Asım Şerefoğlu Külliyatı
İlk ziyaret durağımız sağlık merkezi. Sağlık merkezinin dış cephesi bitmiş, içeride ise çalışmalar devam ediyor. Yılbaşından sonra bitmesi planlanıyor.
Orada partnerimiz (Union Islamique du Cameroun) Kamerun İslam Birliği’nin Genel Başkanı İbrahim Moubarak Mbambo ile yürütülen projeler ve Kamerun’daki müslümanlar hakkında sohbet edildi. Sağlık merkezinden ayrılıp Douala’daki bir başka proje olan Osmangazi Camii’ine gidiyoruz. Osmangazi Camii yapım aşamasında olmasına rağmen mescid kısmında namaz kılınabiliyor. Geçmiş zamanda çimento ve demirin bulunmamasından ve yağmur mevsiminden dolayı çalışmalar yavaş ilerliyor. Dış cephe tamamlanmamış ve henüz minare de görünmüyor. Lakin Camii’nin ekimin sonuna kadar tamamlanacağına dair söz alıyoruz.
Ve iftar saati yaklaşıyor. Saat 18.40’da akşam ezan Afrika’ya has bir makamda okunuyor. Önce muz ile iftar açılıyor. Hemen akşam namazı kılınıyor. Namaz’dan sonra yemek yeniyor; yağda kızartılmış hamur, meşrubat, yoğurt.
Daha sonrası 60 kadar Kamerun’luya gıda paketleri dağıtıyoruz ve Osmangazi Camii’inden ayrılıyoruz.
02.09.2008 Douala
Douala Kamerun’un en büyük kenti. Aynı zamanda bir liman kent. Üç milyondan fazla nüfusu var. En önemli ticaret kaynağı ise kereste.
İkinci gün’de saat 10.30’da Asım Şerefoğlu Külliyatı inşaatına gidiyoruz. Külliyat tamamlandığında mescid, kütüphane ve yedi sınıflık bir okuldan ibaret olacak.
İkindi namazindan sonra Mabum semtindeki bir camiiye uğradık. Orada çoğu kadın yüzü aşkın müslümanlara yardım paketi dağıtıldı. Çocuklar ise dağıtılan balonları şişirirken sevinçleri gözlerinden okunuyordu. Hele hele bir de resim çekilirken flaş patlayınca sevincten uçuyorlardı.
03.09.2008 Douala – Yaonde - Ngaundere
Üçüncü günümüzde Kamerun’un başkenti Yaonde’ye gidiyoruz. Saat 10.00’da Douala otobüs terminaline gidip, bagajlarımızı verdikten sonra saat 11.00’de Yaounde’ye hareket ediyoruz. Dört saatlik bir yolculuktan sonra Yaounde’ye varıyoruz. Yaounde’nin nüfusu iki milyon. kentde bankalar, büyükelçilikler, yüksek oteller göze çarpıyor. Sanayisi gıda fabrikalarından oluşuyor.
Yaounde’de ASSEAG Kamerun Arabça Öğretmenler Birliği’ne gidiyoruz. Vakıf binası aynı zamanda okul. Okulun müdürü ve öğretim üyeleri ile sohbet’den sonra okulun karşısında bulunan camiide namaz kılıyoruz.
Saat 18.00’de Ngaundere’ye hareket edecek olan trene yetişmek üzere camiden ayrılıyoruz. Bizi 14 saatlik bir tren yolculugu bekliyor. Yaounde ile Ngaundere arası yaklaşık 700 km.
04.09.2008 .... halen trendeyiz
Sabah saat 04.00 gibi tren durdu. İlk önce yolcu indirme-bindirme için durduğunu sanmıştık. Sonradan öğrendik’ki Ngaundere yakınlarında rayların üstüne yük vagonları düşmüş ve rayları tahrip etmiş. Saat 13.00’de tekrar hareket ediyoruz fakat bir kaç saat sonra tren yine duruyor. Rayların onarımı halen bitmemiş. Böylece geceyi trende geçirmek zorundayız. En kötüsü ise bugün için planladığımız Ngaundere’de iki yerde’ki programlara katılamayaşımız. Ama biz olmasak’ta yardımlar dağıtılacak. Çünkü yardıma muhtac insanların sırf bizim için bekletilmelerini istemiyoruz.
05.09.2008 Ngaundere
Nihayet saat 09.00’da 39 saatlık bir yolculuk’tan sonra Ngaundere’ye ulaşıyoruz. Ngaundere Kamerun’un ortasında 150.000 nüfus’luk bir şehir. Kuzeye açılan kapı. Bu bölgede müslümanlar çoğunlukta. Şehirde 7000 ögrencinin okuduğu Tarım ve Teknoloji Üniversitesi bulunuyor.
Otele yerleşip hemen Hamid Hatun Mescidi’ni görmek üzere Mbalang köyüne (Cip ile) yola cıkıyoruz. Vardığımızda mescidi yeni tamamlanmış olarak görüyoruz. Köy halkı bizden mescidin açılışını yapmamızı istiyorlar. Biz de açılışını yapıyoruz ve anahtarı köy imamına teslim ediyoruz.
Mbalang’dan öğle vakti ayrılıp Lagdo’ya doğru yol alıyoruz. Yol boyunca güneyde olmayan mısır ve pamuk tarlalarını görüyoruz. Bir saatlik bir yolculuktan sonra cipin ön lastiği patladı. Lastik değistirildi fakat şoför devam edemeyeceğini söylüyor. Yollar yer yer bozuk, diğer lastiklerin de kötü olduğu için ve başka yedek lastik olmadığından devam etmenin tehlikeli olduğunu bize anlatıyor. Böylece geri dönüp başka bir araç ile Lagdo’ya gitmeyi kararlaştırıyoruz. Geri dönüşte bir sorun daha: motor su kaynattı ve yine yolda kalıyoruz. Diğer aracın bulunduğumuz yere gelmesini söyledik. Fakat araç gecikiyor ve akşam oldu derken, yola devam etmenin bir anlamı kalmadı. Çünkü uygun şartlarda bile gece 23.00’de ancak Lagdo’ya varabilirdik. Telefonla Lagdo’daki yetkilileri arayıp yarın sabah geleceğimizi bildiriyoruz ve otele geri dönüyoruz.
Otele geri döndüğümüzde bizi başka bir telaş sarıyor. Demir yolunnun tahribi ve gecikmelerden dolayı iki gün Yaounde’ye giden tren seferleri iptal edilmek zorundaydı. Bu nedenle yarın için yer olamaya bilir diye söylediler. Yer olmaz ise nasıl Yaounde’ye döneriz? Kara yoluyla dönülebilir. Fakat gece yolculuğu güvenlik açısından tehlikeli ve ayrıca pahalı.
06.09.2008 Ngaundere – Lagdo - Yaounde
Sabah erkenden saat 05.00’de Lagdo’ya doğru yola çıkıyoruz. Lagdo’da büyük bir kalabalık bizi coşkuyla karşılayorlar. Samimiyetle musafaha edip kucaklaşıyoruz. Çocuklara balon dağıtıyoruz. Halka hitabdan sonra 150’ye yakın gıda paketleri dağıtıyoruz. Sonrasında bize mescidlerini gösteriyorlar. Toprak üstüne serilmiş hasırlardan başka bir şey yok. Kadınlar mescidinin durumu daha da kötü. Mescidlerini düzeltmek için bir miktar para bırakıyoruz onlara. Mescid önündeki çocukların ellerindeki tahta tabelalar dikkatimizi çekiyor. Tabelalarda Kuran ayetleri yazılı. Talebe hangi dersde ise hocası söylüyor öğrenci yazıyor. Ve yazdığını ezberliyor. Biz kolaylık olsun diye Kuran-ı Kerim temin edip çocuklara dağıtılmasını öneriyoruz. Fakat Adem Bia kardeşimiz bunun iyi fikir olmadığını ve çocukların tahtaya kendi elleriyle yazdığı ayetleri daha kolay ezberlediğini, hazır baskı Kuran-ı Kerim ile yazma alışkanlığı unutulup ve ezberlemenin zorlaşacağını bize anlatıyor.
Lagdo’dan ayrılmadan bizi Belediye Reisi ile tanıştırmaya ısrar ediyorlar ve makamında kısa bir görüşme sonrası Lagdo’dan ayrılıyoruz ve Ngaundere’ye geri dönüyoruz.
Saat 16.00 gibi otele vardığımızda tren biletlerinin alındığını öğreniyoruz ve rahatlıyoruz. Böylece eşyalarımızı toplayıp saat 18.00’de kalkacak olan trene yetişmek üzere istasyona gidiyoruz.
07.09.2008 Yaounde – Douala
Saat 09.00’da trenimiz fazla gecikme olmaksızın Yaounde’ye varıyor. İstasyon’dan taksi ile otobüs terminaline gidip oradan otobüs ile Douala’ya ulaşıyoruz Sanki kendi memleketime gelmiş gibiyim Çünkü ilk kez burada ayağımı Kamerun topraklarına basmıştım. Ve bunun sevinci var içimde. Otel’e yerleşip biraz istirahat ettikten sonra iftar için otelden ayrılıyoruz.
08.09.2008 Douala
Kamerun’da son günümüz. İnşaat halinde olan tüm projeleri tekrar ziyaret edip calışmaların hızlandığını görüyoruz. İnşaallah yakın zamanda Osmangazi Camii, Şerefoğlu Külliyesi ve Sağlık Merkezi hizmete açılır.
İbrahim Mbambo ile son görüşmeleri yaptıktan sonra otelimize dönüp eşyalarımızı topluyoruz.
09.09.2008 Doula – Casablanca – Istanbul
Adem Bia ile hava alanına gidip kendisiyle orada helalleşip ayrılıyoruz. Saat 02.25’de uçağımız Douala’dan kalkıyor. Casablanca’dan bağlantılı uçak ile saat 16.30’da Istanbul’a dönüyoruz ve yol arkadaşlarımızdan tekrar görüşme temennileriyle vedalaşıyoruz.
Kamerun izlenimleri
Araçların %90’ı Toyota. Yüzde 9’u diğer Japon markalar (Nissan, Misubishi). Çoğu Avrupa’dan ithal edilmiş eski araçlar. Biraz hali vakti yerinde olanlar yeni model Fransız markaları tercih ediyorlar.
Parabirimi ise Franc Sefa. Franc Sefa aynı zamanda Kongo, Çad, Orta Afrika Cumhuriyeti, Ekvator Ginesi ve Gabon’da kullaniliyor. Merkez Bankası ise Kamerun’un başkenti Yaounde’de. 1 Euro = 655 Sefa.
Kamerun çok bereketli topraklara sahip. Fakat bu toprakları işletmeleri için sermaye ve bilgi’den mahrum. Maalesef müslümanlar arasında eğitim düzeyi çok düşük. Müslümanları eğitime teşvik etmek lazım. Önce eğitim, sonra sermaye ile bu insanlar çok şey başarırlar.





