Ölüm yolculuğunun son durağındaydık
WEFA Dış İlişkiler Sorumlusu'nun Dadaab Mülteci Kamplarındaki izlenimleri. Somalililerin yaşadığı insanlık dramı ve yardımlarınızın bölgede dağıtılması...
Afrika’nın doğusunda yer alan ve Afrika Boynuzu diye adlandırılan Somali, Kenya, Etiyopya, Cibuti ve Uganda son 60 yılın en büyük kuraklık felaketi ile karşı karşıya. Kuraklığın beraberinde getirdiği kıtlıkla beraber insanlar aç susuz kalıyor ve gün geçtikçe ölümler de artmaya başlıyor. BM raporuna göre son 1,5 ay’da çocuk ölümlerinin sayısı 30.000’den fazla. Somali’de 3.5 milyon olmak üzere toplam 10.7 milyon insan acil yardım bekliyor. Bir umutla yollara düşen binlerce aç insan her gün Somali’nin başkenti Mogadişu’ya, Etiyopya’daki Dolo Ado Mülteci Kampına ve Kenya’daki Dadaab Mülteci Kampına sığınıyor. Maalesef hergün bu kamplara sığınabilme umudu ile yola çıkan yüzlerce insan yollarda yiyecek yemek ve içecek su bulamadıkları için ölüyor.
Olaya Somali özelinde bakacak olursak durum çok daha vahim. Her 6 dakikada bir çocuk yaşamını yitiriyor, 640 bin çocuk hala yeterli derecede beslenemiyor ve toplam 3.5 milyon insan acil yardım bekliyor.
Müslüman Arap orduları islamiyeti yaymak için ilk kez 10.yüzyılda Somali topraklarına ayak bastı ve ülkeye yerleşmeleri ile bir süre sonra Somali Sultanlığını kurdular.
1839’da önce İngilizler tarafından işgal edilen ülke daha sonra 1885 yılında İtalyanlar tarafından işgal edildi. 1927 yılına kadar İtalya’nın sömürgesi olarak kaldı.
Yaklaşık 9 milyon olan nüfusunun hemen hemen tamamı Müslümanlardan oluşmaktadır. 1960 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir. 1969 yılında darbe ila başa gelen Muhammed Siyad Barre 1991 yılında devrildi ve bu tarihten beri ülkede siyasi istikrar sağlanamadı.
İç savaşın patlak vermesi ile o tarihten bu güne kadar ülkede iç çekişmelerin ve kabile savaşlarının da artması ile siyasi ve ekonomik istikrarsızlık yaşanmaktadır. Bu olumsuz gelişmelerle birlikte insanların büyük bir kısmının geçim kaynaklarını sağladığı tarım ve hayvancılık da kötü etkilendi.
İslam Mahkemeleri Birliği (İMB) 16 yıl aradan sonra 2006 yılında başkent Mogadişu ve çevresini kontrol altına aldı. 2006 yılının sonunda Somali’deki geçici hükümeti destekleyen Etiyopya’nın ülkeye girmesi ile kanlı günler tekrardan başlamış oldu. Çatışmaların artması sebebi ile komşu ülkelere kitlesel göçler başlamış oldu. Aynı kitlesel göçler 1991 yılı sonrası Barre’nin devrilmesi ve ülkede iç çatışmaların artması sonucu yaşanmıştı. 2011 yılında kuraklığa bağlı açlık krizinden dolayı 9 milyon olan nüfusun 3.5 milyonu acil yardım beklemekte.
WEFA olarak kurulduğumuz sene olan 2006 yılından itibaren Somali’de Kurban, Ramazan, Su Kuyuları olmak üzere çeşitli projelerle Somalili muhtaçların her daim yanlarında olabilmek için büyük çaba sarfetmekteyiz. Yine bu hassasiyeti göz önünde bulundurarak 15 Ağustos 2011’de Türkiye’deki partner kuruluşumuz olan İHH İnsani Yardım Organizasyonu ile içerisinde Batman Milletvekili Ziver Özdemir ve Türkiye’nin değişik yerlerinde faaliyetler gösteren dernek yetkilileri ve işadamlarının da bulunduğu yaklaşık 20 kişilik bir ekiple Kenya’nın Kuzey Doğusunda Somali sınırında yer alan Dadaab Mülteci Kampına gittik.
Dadaab semti Somali’ye 100 km uzaklıkta ve içerisinde Degahley, IFO, Hagarderah olmak üzere toplam 90 km uzunluğunda 3 kampı vardır. Kuraklık ve kıtlıktan dolayı Somali’den günde 1000’den fazla insan bu kamplara sığınmaktadır. Şu anda 600 bine yakın nüfusu ile Dadaab dünyanın en büyük mülteci kampı haline gelmiştir. 1991 yılında Somali’de yaşanan iç savaştan dolayı ülkesini terk etmek zorunda kalan binlerce insan Kenya’nın Dadaab semtine sığınmış ve böylece BM burada büyük bir kamp kurmuştur. Yaşanan son trajediden önce kampların toplam nüfusu 100 bin civarıydı.
İlk dağıtımımızı IFO kampındaki bir ilkokul bahçesinde gerçekleştirdik. Otobüsle dağıtım yerine yaklaştığımızda müthiş bir kalabalıkla karşılaştık. Kenya’daki partner kuruluşumuzun bir gün öncesinden belirlediği aileler saatler öncesinden oraya gelmişti. İçerisinde pirinç, tuz, yağ, süt, şeker gibi temel ihtiyaç maddelerinin bulunduğu gıda paketleri 650 aileye dağıtıldı. 2 saat süren dağıtımın sonucunda yaklaşık 4000 kişiyi sevindirmenin mutluluğu içerisindeydik.
2. dağıtım yerimiz küçük bir sağlık ocağının bahçesindeydi. Burada 1500 aileye gıda paketi dağıttık. Bir ailenin yaklaşık 3 hafta sorunsuz bir şekilde karnını doyurabildiği ve Avrupadaki bağışçıların sadece 25 euro ile destek olduğu bu projeden ilk dağıtım günümüzde 2000’den fazla aile istifade etti. Muhammed Nur adında bir gençle ayak üstü konuşuyorum ve diyor ki; ‘’WEFA’ya ve Avrupadaki hayırseverlere çok teşekkür ediyoruz. İnşallah biz sabredeceğiz ve Rabbim yağmur yağdıracak.’’ Kurumumuzun bölgedeki ve diğer ülkelerdeki çalışmalarından bahsedince yüzü gülüyor Nur’un.
İlk günkü dağıtımlarımızdan sonra Uluslararası Doktorlar Birliği ile birlikte sağlık taramalarına katıldık.
İkinci dağıtım günümüzde Hagarderah kampındaki Ebubekir mescidinin avlusundaydık. Biz gelmeden önce partner kuruluşumuz tüm organizeyi yapmış ve start vermek için bizi bekliyorlardı. Birkaç gün önce ölüm yolculuğundan buraya sığınmış olan Somalili kardeşlerimizin bitkin ve yorgun hallerini görünce çok üzülüyor ve fakat onlara belli etmemek için yüzümüzdeki gülümsemeyi hiç eksik etmiyorduk. Çünkü binlerce kilometre uzaklıktan gelen bizler buradaki kardeşlerimize maddi yardımın yanı sıra manen de onlara destek olmamız lazımdı.
Kampın çevresine derme çarpma çadırlar kurmuş olan yeni mülteciler direk kampa kabul edilmiyorlar. Önce Birleşmiş Milletlere kayıt oluyorlar daha sonra ise kampa kabul edilmelerini bekliyorlar. Bu çadırlarda hayatta kalma mücadelesi veren 1000 aileye gıda paketi dağıttık.
Uzun yıllardır bu kampta ikamet eden Aden Ali’ye merak ettiğimiz soruları soruyoruz.
WEFA : Ne zaman ve hangi sebepten dolayı bu kampa geldiniz ?
Aden Ali : Şu anda 26 yaşındayım ve buraya 6 yaşında iken ailemle birlikte geldim. Somali’de 1991’de Barre’nin devrilmesinden sonra iç savaş başladı. Biz de canımızı kurtarmak için bu kampa sığındık.
WEFA : Buradaki insanların en büyük sıkıntısı ne ?
Aden Ali : Bugün dağıtım yaptığınız aileler bu kampa yeni gelen ve çok zor durumda olan aileler. Bu insanların en büyük sorunu açlıktan ölmek. Bizim gibi uzun süredir burda olan insanların en büyük sorunu ise geleceğe dair umudumuzun tükenmesi ve özgür olamamamız.
WEFA : Ne gibi özgürlük talepleriniz var ?
Aden Ali : Aslında çok fazla birşey istemiyoruz. Hareket alanlarımız sınırlı ve istediğimiz gibi hareket edemiyoruz. Bu kampın dışına çıkabilmek farklı hayatlar ve insanlar görmek istiyoruz.
WEFA : Peki ülkenize geri dönmeyi hiç düşünmediniz mi ?
Aden Ali : Tabiki düşündük ama sizin de bildiğiniz üzere Somali’de durum gittikçe kötüye gidiyor. Hepimiz anavatanımızı çok özlüyoruz ve inşallah bir gün ülkemize geri döneceğiz.
WEFA : İnsanlar geçimlerini nasıl sağlıyorlar ?
Aden Ali : Bu bölgeye 5 senedir yağmur yağmıyor. Bundan dolayı insanlar hayvancılık ve tarımla uğraşmaya cesaret edemiyorlar, edenlerin ise susuzluktan dolayı hayvanları telef oluyor tarlaları kuruyor.
WEFA : Avrupadaki kardeşlerinizden selamlar getirdik. Sizlerin de onlara söylemek istediği birşeyler var mı ?
Aden Ali : Ve aleyküm selam! Avrupa’da bizleri untmayan hayırseverlerin olması bizleri çok mutlu etti. Hepsine çok çok teşekkür ediyoruz ve buradaki insani felaketin boyutunun günden güne arttığını bilmelerini ve yardım ellerini bizden çekmemelerini istiyoruz. WEFA’ya da dünya çapındaki çalışmalarından dolayı teşekkür ediyoruz. Rabbim yolunuzu açık etsin. Dualarımızdasınız.
Cuma namazımızı kaldığımız çadırlara 100 metre kadar uzaklıkta olan camide kıldık. Camiye girer girmez 7-8 yaşlarındaki çocuklar hemen etrafımıza toplandı. Birinin başını okşayınca hemen diğerleri de gözlerimizin içine bakarak adeta ‘’bize de sevgi göster!‘’ diyorlardı. Bu küçük çocuklar bu yaşta hafız olmuşlardı. Okudukları ayetlerle aldıkları hafızlık eğitiminin ne kadar kaliteli olduğunu görüyorduk.
Son gün Degahley kampında dağıtımlarımızı gerçekleştirdik. Yaklaşık 1650 aileye gıda paketi dağıttık. Sırasını bekleyen bir ailenin yanına vardım. Daha dün gece ölüm yolculuğundan gelmişlerdi. Zaten hallerinden de belliydi. Ayakta duracak dermanları kalmadığı için yerde oturuyorlardı. 8-9 yaşlarındaki oğlan çocuğuna balon verdim ki sıraları gelesiye kadar balonla oynasın ve zaman geçsin diye. Çocuk balonu şişirmeye çalışıyor fakat şişiremiyordu. 6-7 kez denedikten sonra gözleri doldu ve balonu şişirmeyi bıraktı. İngilizce bilen bir Somalili bulup çocuğun derdini sordum. Aldığım cevap karşısında kendimi çok zorlasamda göz yaşlarımı tutamadım ve hemen oradan uzaklaştım. Diyordu ki küçük çocuk ; ‘’Balonu şişirecek gücüm kalmadı. Günlerdir aç susuz yollardayız.’’
Kampta üst kurmuş olan WEFA ve Türkiye İHH ekipleri Kurbana kadar bölgede olacaklar. Ramazan boyunca Dadaab’da günde 2000 aileye gıda paketi dağıtıldı ve 3000 kişiye iftar yemeği verildi. Somali’nin başkenti Mogadişu’da günlük 4700 kişiye iftar yemeği verildi.
Bölgede kalıcı projelere imza atmayı planlıyoruz. Bunlardan bazıları şu şekilde ;
12 farklı noktada eğitim merkezi
Traktör
Büyükbaş hayvan
Mısır öğütme makinası
Dul hanımlar için sebze tezgahı
Dikiş makinası
Avrupadaki hayırsever kardeşlerimiz ay’da sadece 35 euro vererek Somali’de yetim kalmış çocuklara destek çıkabilirler. Ayrıca Somali’de 3000 euro, Etiyopya’da 4500 euro, Kenya’da 2300 e olmak üzere 17 farklı ülkede su kuyuları açtırarak susuzluktan dolayı ölme sınırında yaşayan afrikalı kardeşlerimize destek olabilirler.
Avrupalı müslümanlara Somalili ve Kenyalı kardeşlerinden selamlar getirdim. İnşallah bizler de onları herzaman hatırlar ve maddi-manevi yanlarında oluruz.
Kardeşlerimizin yanından ayrılmak pek kolay olmadı. Gönül isterdi ki onlarla daha uzun kalabilmek ve dertlerine ortak olabilmek. Bedenimizin bir parçasını o mazlum coğrafyada bırakmanın hüznü ile Rabbimden tüm İslam alemine huzur ve barış getirmesini temenni ediyorum.
Selam ve dua ile...
Yusuf Aydın
WEFA İnsani Yardım Organizasyonu
Dış İlişkiler Sorumlusu






