Türkçe
Deutsch

Wefa Yardım Kuruluşu, verdiğiniz zekatlarınızı dünyanın değişik coğrafyalarındaki en mağdur insanlara titizlikle ulaştırmaktadır.

  

Zekat nedir?

Kelime anlamıyla zekat; temizlik, artmak, bereketli olmak, iyi ve düzgün olmak manasına gelir. Dini anlamıyla ise; nisap miktarı zenginliğe sahip olan Müslümanın Allah'ın hakkı olanlara verilmesini emrettiği belli miktarda malı vermesidir.

 
Zekatın Hükmü

 

Zekat, hicretin ikinci yılında, Ramazan orucundan sonra farz kılındı, İslam'ın beş şartından birisidir. Kur'an-ı Kerim'de zekatı emreden pekçok ayet vardır. Bunlardan birisi:

"İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât verenler var ya, onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler."  Bakara Suresi, 277

Bu konudaki hadislerinden birkaç tanesi de:

"İslam, beş esas üzerine kurulmuştur: Allah(c.c)' dan baska ilah olmadığına ve Muhammed (s.a.v)'in Allah'ın peygamberi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve hacca gitmektir"        


"Mallarınızı zekat ile koruyunuz. Hastalıklarınızı sadaka ile iyileştiriniz, bela dalgalarını dua ve niyaz ile karişılayınız"


Zekatın dinimizdeki yeri nedir?

 

Zekat, dinin diregi olan Namaz ibadetinden hemen sonra gelmekte ve birlikte zikredilmektedir.İkisinin birbirine baglanmasının en mühim hikmeti, namazın dinin direği, zekatın ise İslam'ın köprüsü olmasıdır. Namaz, dini koruyan, zekat asayişi temin eden İlahi iki esastır.

Zekatın dindeki ehemmiyeti içindir ki; Peygamber Efendimiz (s.a.v) 'nin vefatından sonra halife seçilen Hz. Ebu Bekir (r.anh), zekat vermeyenlerle savaşmış ve bununla ilgili olarak şöyle söylemiştir:

"Allah (c.c) ' a yemin ederim ki, namazla zekatın arasını ayıranlarla mutlaka savaşacağım . Çünkü zekat mali bir haktir. Allah(c.c) 'a yemin ederim ki; Resulullah (s.a.v) 'a vermiş oldukları bir deve yularını dahi bana vermezlerse, bu sebeble onlarla mutlaka savaşırım" (Ebu Davud )


Zekat Vermemenin Mesuliyeti

 

Gerek ayetlerde gerekse de hadislerde farz olan zekatı vermeyenler şiddetle tehdit edilmişlerdir. Kur'an-ı Kerim'de  "Allah'ın, kereminden kendilerine verdiklerini (infakta) cimrilik gösterenler, sanmasınlar ki o, kendileri için hayırlıdır; tersine bu onlar için pek fenadır. Cimrilik ettikleri şey de kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır." denilmiştir. (Ali İmran 180)

 

Peygamber Efendimiz (s.a.v) de bir hadisi şerifinde "Allah'ın kendisine vermiş olduğu malın zekatını vermeyen kimsenin malı, Kıyamet gününde, iki gözünde iki siyah nokta bulunan, dehşetli, zehirli bir yılan şekline sokulur ve bu yılan o gün mal sahibinin boynuna sarılır. Sonra agzı ile mal sahibinin çenesinin iki tarafından yakalar ve 'Ben senin dünyada çok sevdiğin malınım, ben senin hazinenim ' der" söylemistir. (Buhari, Ibni Mace)

 

 

«« geri dön