Nüfusu: 850 000 000
Yüzölçümü: 30 244 050 kilometrekare
Ülke sayısı: 53
En kalabalık Afrika ülkesi: Nijerya (135 milyon)
En geniş Afrika ülkesi: Sudan (2,5 milyon kilometrekare)
En fakir Afrika ülkesi (Etiyopya)
M. Yılmaz
Afrilerin ülkesi
İlk defa Kartaca Savaşları sırasında Romalılar tarafından kullanılan Afrika adı, Romalıların Tunus’un yerlilerine verdikleri Afer ya da Afri adından türetilmiştir ve “Afrilerin ülkesi” anlamına gelmektedir. Başlangıçta yalnız Tunus için kullanılan Afrika adı, daha sonra Mısır’ın batısındaki diğer kıyı ülkelerinin tamamı ve nihayet bütün kıta için kullanılmıştır.
Süveyş Kanalı ile Kızıl Deniz’in batı yakasının ötesi Afrika’yı oluşturmaktadır. En yakın kara parçası olmasına ve sınırlarının büyük bir bölümünü Afrika’yla paylaşmasına rağmen kıtanın doğu yakasında kalan Arap Yarımadası Afrika’ya dahil değildir.
Afrika edilgen bir kıta mıdır? Tarihi, geçmişi olmayan, daima emir alan, düşük ücretle çalışan, malı, mesleği, işi olmayan, meteliğe kurşun atan dilenci kılıklı adamlardan mı oluşur? Afrikalının kaderinde hep savaşlar, çatışmalar, göçler, açlık ve yokluklar mı vardır? Medeniyet nedir bilmeyen, insan eti yiyen eli kanlı yamyamlar mı hakimdir Afrika’da yoksa?!...
1441’de ilk köle taşıyan Portekiz gemisi Lizbon’a demirlediğinde Afrika’nın kaderi de şekillenmeye başlıyordu. Köleler sömürgeciler tarafından kıyılarda kurulan tarım işletmelerinde ağır şartlar altında çalıştırıldılar. Acıma, merhamet çok uzaklardaydı.
Zamanla Senegal’den Angola’ya kadar batı ve güneybatı Afrika kıyılarında köle pazarları kurularak buradaki limanlardan Amerika ve Avrupa’ya köle yüklü gemiler gönderilmeye başlandı. Kimse ne olduğunu anlayamıyordu. Beyaz adamlar geliyor, dostlarını, kardeşlerini, oğullarını ve kızlarını zorla alıp götürüyordu.
Köleler demir zincirlerle bağlı olarak artık birer köle pazarına çevrilen limanlardan gemilere yükleniyor, kapalı kamaralara sıkıştırılıyor ölenler ve hastalananlar denize atılıyordu. 70 ila 200 Franka satın alınan bu insanlar birkaç misli fiyata satılıyor en ağır işlerde çalıştırılıyordu. 19. yüzyılın ortalarına kadar devam eden bu ticaret, Afrika’daki hayatı altüst etmiştir. Afrika’dan götürülen köle sayısı kesin olmamakla birlikte, bu sayının taşıma ve ‘avlanma’ sırasında ölenlerle birlikte 100 milyona yakın olduğu tahmin edilmektedir.
Bölgedeki devletler sınırlar nedeniyle birçok kez savaşmışlardır. 1960’larda Fas ile Cezayir, Benin ile Nijer, Etiyopya ile Somali; 1970’lerin sonlarında Uganda ile Tanzanya ve tekrar Etiyopya ile Somali; 1980’lerin başında Çad ile Libya; 1980’lerin sonunda Fas ile Moritanya ve 1990’ların sonunda Eritre ile Etiyopya arasında sınır anlaşmazlıkları patlak verdi. Aynı zamanda Mali ile Burkina Faso, 1960’lar, 1970’ler ve 1980’lerde farklı zamanlarda sınır savaşları yaparken Nijerya ile Kamerun 1960’lar ve 1980’lerde sınırlar yüzünden savaştılar. Bu savaşlardan hiçbiri sınır değişimi ile sonuçlanmadı.
Zengin topraklar üzerinde açlıktan ölen insanlar
Afrika zengin yer altı ve yerüstü kaynaklarına rağmen açlığın, fakirliğin ve yokluğun kıskacındadır. Nijer, dünyanın en zengin uranyum yataklarından birine sahip olmasına rağmen dünyanın en fakir ikinci ülkesidir. Etiyopya dünyanın en eski devlet yönetimlerinden birine sahip olmasına rağmen savaşların ve yönetim krizlerinin merkezidir. Ruanda ile Burundi köken olarak aynı etnik grubun mensupları olmalarına rağmen isimleri, etnik ayrımcılık ve en hunhar katliamlarla hatırlanmaktadır. Gambiya ile Senegal yine benzer bir biçimde aynı etnik kökenlere sahip olmalarına rağmen Gambiya, Senegal’in tam ortasında upuzun bir şerit gibi uzanan ayrı bir devlettir. Somali bağımsızlığının ardından dört parçaya ayrılmıştır. Bir kısmı Etiyopya’ya bir kısmı Kenya’ya verilirken, Cibuti isimli yeni bir ülke oluşturulmuştur. Kalan kısım ise bugünkü Somali’dir.
Her on saniyede bir çocuk ölüyor!
Afrika’da her on saniyede bir çocuk, yetersiz beslenme ve önlenebilir hastalıklardan dolayı hayatını kaybediyor. Her yıl sıtmadan kaynaklanan 300 milyon klinik vaka ve bu vakalarda 1,5 ila 2,7 milyon arası ölüm meydana geliyor. Bunların da %90’ını beş yaşın altındaki çocuklar oluşturuyor. Dünyadaki sıtma vakalarının %90’ı Afrika’da görülüyor.
Ortalama insan ömrünün 42 olduğu Nijer’de 40 bin kişiye bir doktor düşüyor ve her dört çocuktan birisi beş yaşını göremeden hayatını kaybediyor. İsviçre’de ortalama olarak kişi başına düşen gelirle Etiyopya’da 400 insan yaşamaya çalışıyor. Afrika insanının yarısı günlük 1 doların altında bir gelirle yaşamak durumunda ve Afrika ülkeleri her gün zengin Batı ülkelerine 100 milyon dolar borç ödemek zorunda.
Ve 700 bin Doğu Afrikalı ölmek üzere!
Afrika’nın doğusunda baş gösteren kuraklık tüm şiddetiyle hüküm sürmeye devam ediyor. Son 50 yılın bu en etkili kuraklığı 11 milyon Doğu Afrikalı’yı etkiliyor. Kıtaya acil yardım ulaştırılmadığı takdirde 700 bin insan, açlık ve susuzluk nedeniyle hayatını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Sınırlı sayıdaki otlaklar ve su kaynakları başında ise kavgalar başlamış durumda. Çiftlik hayvanlarının %70’inin telef olduğu Kenya’da onlarca insan, çıkan bu çatışmalarda hayatını kaybetti. Eğer şiddetli kuraklıkların vurduğu Afrika’nın imdat çağrısına bir an önce kulak verilmezse 10 yıl içerisinde 45 milyon çocuğun hayatını kaybetmesi bekleniyor.
Diğer yazılar
Bangladeş'e uzanan hayır yolculuğu
Etiyopya: açlığın, kuraklığın ve ölümün iklimi



